Kabine Toplantısı Kararları 1 Mart: Kabine Toplantısı Kararları Neler?

Kabine Toplantısı Kararları 1 Mart: Kabine Toplantısı Kararları Neler? Kabine toplantısında alınan kararlar ne zaman uygulanacak? Herkesin merakla beklediği kabine toplantısı saat 16:00’da başladı. Kabine toplantısı 19:30’da sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı 3 saat 40 dakika sürdü. Erdoğan, Kabine’de alınan normalleşme kararlarını açıklıyor.

Toplantıda alınan kararlar:

Kabine Toplantısı Kararları 1 Mart

Kabine Toplantısı Kararları 1 Mart

İllere Göre Koronavirüs Vaka Sayıları ve Koronavirüs Risk Haritası

Türkiye’de 1 Mart itibariyle ‘yerinde karar dönemi’ dönemi başlıyor. Buna göre, illerin pandemi seviyesini gösteren ‘düşük, orta, yüksek ve çok yüksek riskli’ kategorilerine geçiş kriterleri oluşturulacak.

Yerinde karar dönemi ile kademeli normalleşme süreci belirlenen kriterler çerçevesinde, dört risk seviyesinde değerlendirilecek.

100 binde 10’un altındaki iller ‘düşük riskli’, 11-35 arası ‘orta riskli’, 36-100 arası ‘yüksek riskli’, 100’ün üstündeki iller ise ‘çok yüksek riskli’ sayılacak.

Bu iller haritada sırasıyla mavi, sarı, turuncu ve kırmızı olarak gösterilecek.

Hangi İl Hangi Grupta Yer Alıyor?

DÜŞÜK RİSKLİ (MAVİ)

Uşak, Şanlıurfa, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Bitlis, Batman, Mardin, Siirt, Şırnak, Hakkari, Van, Ağrı ve Iğdır Covid-19’da düşük riskli (mavi) iller oldu.

YÜKSEK RİSKLİ (TURUNCU)

İstanbul ve İzmir’in yanı sıra, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Muğla, Antalya, Kütahya, Bilecik, Düzce, Bolu, Zonguldak, Karaman, Mersin, Niğde, Kırıkkale, Kayseri, Kilis, Artvin ve Ardahan, Kovid-19 vakaları bakımından yüksek riskli (turuncu) iller oldu.

ÇOK YÜKSEK RİSKLİ (KIRMIZI)

Covid-19 vakalarına göre, Edirne, Balıkesir, Sakarya, Burdur, Konya, Aksaray, Sinop, Samsun, Amasya, Tokat, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Rize, Osmaniye ve Adıyaman, çok yüksek riskli (kırmızı) grupta yer aldı.

ORTA RİSKLİ (SARI)

Bursa, Manisa, Aydın, Denizli, Isparta, Afyonkarahisar, Eskişehir, Ankara, Çankırı, Karabük, Bartın, Kastamonu, Çorum, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Sivas, Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Elazığ, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Kars

Yüz yüze eğitimin başlayacağı iller

Türkiye genelindeki tüm okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, 8. ve 12. sınıflar eğitim-öğretime açılacak.

Düşük ve orta riskli illerde, ilaveten ortaokullar ve liseler dahil diğer kademelerde eğitim-öğretime başlanacak.

Yüksek ve çok yüksek riskli illerde ise genel uygulamanın dışında sadece liselerdeki yüz yüze sınavlar yapılacak.

Halı sahalar ne zaman, hangi şehirlerde açılacak?

Halı saha, yüzme havuzu ve benzeri tesisler, düşük ve orta riskli illerimizde, sabah 9 ile akşam 19 arasında faaliyet gösterebilecektir.

Kafe ve restoranlar hangi şehirlerde, ne zaman açık olacak?

Restoran, lokanta, kafeterya gibi yerler Yüksek riskli iller dışındaki tüm illerde yarı kapasiteyle hizmet verecekler. Çalışma saatleri ise 07.00-19.00 arasında…

Düşük, orta ve yüksek riskli illerde 07.00-19.00 arasında açık olacak yeme içme yerleri 19.00-21.00’de paket servisi/gel-al, 21.00-00.00’da ise sadece paket servis şeklinde hizmet verecek.

Çok yüksek riskli illerde yeme-içme yerleri 10.00-20.00 arasında paket servis/gel-al, 20.00-00.00 arasında sadece paket servis hizmeti verebilecek.

Yeme-içme yerleri müşterilerini HES kodu kontrolü yaparak kabul edebilecek.

Kamu Kurum ve Kuruluşları

Bugünden itibaren kamu kurum ve kuruluşları normal düzen ve mesai saatlerinde çalışmalarına başlayacak.

Ancak çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan, yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç, 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacak.

İdari izinli sayılanların bu sürede mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı kalacak.

Bu personeller, amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar çağırıldıkları anda görevlerine dönecek.

İçişleri Bakanlığı Kontrollü Normalleşme Genelgesi Yayınladı

Hafta içi ülke genelinde, hafta sonu ise “düşük” ve “orta riskli” illerde 21.00-05.00 arasında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Yüksek ve çok yüksek riskli illerde cuma 21.00-cumartesi 05.00, cumartesi 21.00-pazartesi 05.00 arasında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Risk gruplarına göre değişiklik gösterecek sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında şehirler arası seyahatlere ilişkin uygulamalara aynen devam edilecek.

Düşük ve orta riskli illerde 65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altındakilerin sokağa çıkma kısıtlaması kaldırılacak.

Yüksek ve çok yüksek riskli illerde 65 yaş ve üzerindekiler 10.00-14.00 arasında, 20 yaş altındakiler 14.00-18.00 arasında sokağa çıkabilecek.

Düşük, orta ve yüksek riskli illerde 07.00-19.00 arasında açık olacak yeme içme yerleri 19.00-21.00’de paket servisi/gel-al, 21.00-00.00’da ise sadece paket servis şeklinde hizmet verecek.

Çok yüksek riskli illerde yeme-içme yerleri 10.00-20.00 arasında paket servis/gel-al, 20.00-00.00 arasında sadece paket servis hizmeti verebilecek.

Yeme-içme yerleri müşterilerini HES kodu kontrolü yaparak kabul edebilecek.

Düşük ve orta riskli illerde HES kodu kullanılması ve seyirci/refakatçi/misafir alınmaması kaydıyla halı saha, yüzme havuzu gibi tesisler 09.00-19.00’da faaliyet gösterebilecek.

65 YAŞ ÜSTÜ VE 20 YAŞ ALTI

Sokağa çıkma saatleri sınırlı olan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubundaki vatandaşlarımızla ilgili düzenleme, düşük ve orta riskli illerimizde kaldırılırken, yüksek ve çok yüksek riskli sınıftaki illerde ise sokağa çıkma süresi artırılacaktır.

Süreç ile ilgili detaylı açıklamanın kabine toplantısının ardından yapıldı:

Bugün itibarıyla yeni kontrollü normalleşmeyi başlatıyoruz. Düşük riskli mavi, orta riskli sarı, yüksek riskli turuncu ve çok yüksek riskli kırmızı olmak üzere illerimizi ayırdık. Her hafta risk haritalandırması güncellenecek.

Normalleşme adımlarının prensipte nasıl atılacağını kapsamlı görüştük. Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması düşük ve orta riskli illerde tamamen kalkarken, yüksek ve çok yüksek riskli illerde bir müddet daha pazar günü devam edecek.

Akşam 21 sabah 05 arasında sokağa çıkma kısıtlaması sürecek. Okullar tüm okul öncesi eğitim kurumları ilkokullarda 8. 12. sınıflarda eğitim öğretime açılacaktır. Düşük ve orta riskli ülkelerde eğitim, öğretime başlanacak. Yüksek ve çok yüksek riskli illerde sadece liselerde yüzyüze sınavlarda yapılacak.

Restoran, kafetarya, tatlıcı, pastane, kıraathane, çay bahçesi gibi yerler çok yüksek riskli iller dışında sabah 7 ile akşam 10 arasında faaliyetlerini yüzde 50 sınırlama ile sürdürecektir.

Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye’de normale döndürülecek. İhtiyaç halinde valilikler farklı düzenlemeler yapılabilecektir. 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubu vatandaşlarla ilgili düzenleme düşük ve orta riskli illerde kaldırılırken yüksek ve çok yüksek riskli illerde arttırılacaktır.

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve benzeri kuruluşlar genel kurulları düşük, orta, yüksek riskli illerde katılımı 300 kişiyi geçmeyecek şekilde yapılabileceklerdir.

Hedefimiz mümkün olan en kısa sürede ülkemizin tamamında kontrollü normalleşme sürecini tamamlamaktır. Denetimler de bu çerçevede daha sıkı ve kararlı şekilde yürütülecektir. Her konuda öncü ve örnek olan Türkiye’nin kısıtlamaların gevşetilmesi ve inşallah tamamen kaldırılması hususunda aynı başarıyı göstereceğine yürekten inanıyorum. Aldığımız kararları ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.”

Erdoğan’ın Açıklamalarından Satırbaşları

“Dün siyasi tarihimizin en karanlık dönemlerinden birinin sembolü olan 28 Şubat müdahalesinin 24. yıldönümünü geride bıraktık. Hiç şüphe yok ki 28 Şubat hadisesi 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi milli iradeyi, milletin bizatihi kendisini hedef alan darbe girişimidir.”

Sandıkla iktidara gelmiş, anayasa ve yasalar çerçevesinde idare eden hükümet bir kısım medya, sivil toplum kuruluşların da yer aldığı kirli senaryolarla istifaya zorlanmıştır. Sermayenin renklere bölünmesi, esnafından holdingine bu ülke için üreten, çalışan, ihracat yapan şirketin ötekileştirilmesi ekonomimizde derin yaralar açmıştır.

Türkiye tarihinin en büyük soygunlarından biri bu dönemde yaşanmıştır. Milletimizin milyarlarca lirası bankalar vasıtasıyla hortumlanmıştır. Anayasal suç işleyenlerle ilgililerle hiçbir işlem yapılmamıştır. Binlerce, on binlerce insanımız sırf inançlarından, fikirlerinden, siyasi görüşlerinden dolayı hukuksuzluğa ve zulme maruz kalmıştır.

Ortaokul, üniversite, Kuran Kursu, camilere, hatta vatandaşımızın kestiği kurbanlara kadar ağır baskıyla karşılaşmıştır. Başındaki örtüsünden dolayı evladının yemin törenine katılamayan anneler, kimliğindeki fotoğraf sebebiyle kanser tedavisi göremeyen nineler 28 Şubat’ta yaşanan garabetlerden sadece bir tanesidir. İkna odaları bu dönemin alameti farikası olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır.”

Kimi faşist üniversite yöneticilerinin geçen hafta yayınladıkları bildiride özgürlükten bahsetmeleri tam bir kara mizah örneğidir. Tarih her türlü baskıya rağmen iradesine sahip çıkanlar ile vesayete selam duranları elbette unutmamıştır, unutmayacaktır. Attıkları manşet, köşelerindeki yazdıkları iğrenç yazılarla darbe şakşakçılığı yapanlar bin yıl bile geçse alınlarındaki o kara lekeyi asla silemeyecektir.

Tıpkı 27 Mayıs’ın, 12 Eylül’ün mimarları gibi. 28 Şubat’ın mimarları da aziz milletimiz tarafımdan ademe mahkum edilmiştir. Milletimiz daha beşinci yılını doldurmadan 28 Şubat zihniyetini sandığa gömmüştür. 27 Mayıs, 27 Mayıs bildirisinden cumhuriyet mitinglerinin tamamı hezimete uğramıştır. 15 Temmuz gecesi yaşananlar milletimizin istiklal ve istikbalini koruma kararını dost düşman herkese yazılan tarihi destanla göstermiştir.

Milletin inancıyla, değerleriyle kavga edenler, dün olduğu gibi yarın da kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklardır. Milletimiz bir daha asla yeni 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat’ların yaşanmasına müsaade etmeyecektir. Türkiye’nin bir daha böyle acılar, utançlar yaşamaması için bugüne kadar elimizden geleni yaptık, inşallah bizden sonraki nesillere bu irade ve inancını devredeceğiz.

Milli iradenin üzerine gölgesi düşen pek çok antidemokratik uygulamayı kaldırdık. Türkiye’yi eski günlere döndürmek isteyen darbe heveslilerine bırakmayacağımızı gösterdik. Hak ve özgürlükleri genişleterek Türkiye’de milli iradeyi yeniden egemen kıldık. Sadece 15 Temmuz sonrası attığımız adımlar dahi başlı başına birer devrimdir. Cumhur İttifakı ile tarihe geçirdiğimiz Cumhurbaşkanlık sistemi ve reformları ülkemize kazandırdık.

İnsan Hakları Eylem Planı Yarın Açıklanıyor

Yargı reformunu yasama Meclis’te, idare boyutuyla Cumhurbaşkanlığımız ve kurumlarımızla hayata geçirdik. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yarın İnsan Hakları Eylem Planımızı kamuoyuyla paylaşacağız. 9 başlık altında yüzlerce faaliyet yer alıyor.

İnsan Hakları Eylem Planı’nda hemen her konunun dönüp dolaşıp darbe anayasasının sıkıntılarını gördük. Yeni anayasa teklifimiz bu eylem planının da adeta çatısını; yani tacını oluşturuyor. Biz tüm samimiyetimizle siyaset kurumunun en önemli sorumluluklardan birinin Türkiye’yi ayağına vurulan darbe anayasası prangasından kurtulması gerektiğine inanıyoruz.

Yeni ve sivil anayasa meselesini tüm platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını almak üzere bir yola çıkıyoruz. 10 yıldır ülkemizin gündemine müteaddit defa getirdik. İnşallah bu defa bunu başaracağız. Kendi hazırlık çalışmalarımıza şimdiden başladık. Korkularla, önyargılarla, ideolojik at gözlükleriyle hareket edersek ne tarih ne de millet bizi affeder.

Yeni ve sivil anayasa çağrımızın bilhassa darbelerden mağdur olmuş farklı kesimlerde oluşturduğu heyecanı memnuniyetle takip ediyoruz. Bu konuda söyleyecek sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı bir anlayışla yer almaya davet ediyoruz. Gelin ülkemizi darbe anayasalarına mahkumiyet utancından kurtaralım. Gelin cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım.

Cumhur İttifakı olarak yeni ve sivil anayasa metnimizi tamamlayıp milletimizin takdirine sunmakta kararlıyız.

Küresel Ekonomi Zorlu Bir Dönemden Geçiyor

Küresel ekonomi zorlu bir dönemden geçiyor. Büyük bir daralma, milyonlarca kişinin işsiz kalmasına, gelir dağılımında bozulmalara, ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarına sebep oldu. Bugün hala aşıya ulaşamayan 100’ün üzerinde ülke bulunuyor.

Yüzde 1,8 olarak gerçekleşen 2020 yılı büyüme oranımız izlediğimiz politikaların başarısının en somut örneğidir. Türkiye büyürken İngiltere yüzde 9,9, Almanya yüzde 4,9, Amerika yüzde 3,5 oranında küçüldü. 2021 yılında iyi bir başlangıç yapan ihracatımız Şubat ayında yüzde 9,6 artışla 16 milyar doları aşmıştır.

Yılın ilk iki ayı itibariyle dış ticaret açığımız yüzde 15,3 azalmıştır. Gelişmeler ihracattaki artışın önümüzdeki aylarda da süreceğine işaret ediyor. Elbette ki biz bununla yetinmiyoruz. Bizim için asıl önemli olan ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlere ulaşması ve istihdamın oluşmasıdır.

2021 Yılını Çok Önemli Görüyoruz

Böyle bir durumda kaliteli ve kalıcı büyümeden söz etmek mümkündür. İşte 2021 yılını bu açıdan çok önemli görüyoruz. Hedefimiz refahı daha da arttıracak, sağlıklı ve istikrarlı büyümenin, orta ve uzun vadede güçlü bir şekilde sürmesidir. Fiyat istikrarı için de üretken, yatırımlara ve katma değeri yüksek rekabetçi üretime dayanmamız gerekiyor.

Bir ekonominin yapısal temelleri ne kadar güçlüyse şoklara karşı direnci de o kadar artar. Geçtiğimiz hafta ülkemiz piyasalarında yurt dışındaki gelişmelerden kaynaklanan dalgalanmalar görüldü. Gelişmiş ülkelerin tahvil faizlerinde yaşanan artış pek çok gelişmekte olan ülkeyi etkiledi. Bu tip küresel dalgalar ne ilktir ne de son olacaktır.

Bizim için önemli olan bu tür risklere karşı dirençli, sağlam ekonomiyi tesis etmektir. Enflasyon, faiz, kuru kontrol altına almış, büyümesini, ihracat, istihdamını koruyan ekonomi bu şokları kolayca savuşturabilir. Özellikle fiyat istikrarının sağlanmasına, cari açıkla mücadeleye önem veriyoruz.

Reform Çalışmaları

Ekonomi alanında hayata geçireceğimiz reformun da hazırlıklarını yürüttük. Arkadaşlarımız sahaya indi. Tüm taraflarla bir araya geldi. İletilen talepleri dikkatle dinledi. Çözüm odaklı bir yaklaşımla üzerine gideceğimiz alanları öncelikli hale getirdik. Her reform gibi bu çalışmalardan da rahatsız olanlar elbette çıkabilir. Biz kısa mesafe koşucusu değil maraton koşucusuyuz.

Hiçbir mücadeleden kaçmadığımız gibi her defasında kendi sınırlarımızı zorladık. Önümüzdeki hafta açıklayacağımız reformları kararlılıkla uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Reformların devamının da geleceğini belirtmek istiyorum.

Türkiye Salgın Sonrası Dönemin Yükselen Yıldızı Olacak

Türkiye inşallah salgın sonrası dönemin dünyada yükselen yıldızı olacak. Hem mevcut riskleri en aza indirecek hem de karşımıza çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendireceğiz. Makro ekonomik istikrar kapsamında kamu maliyesi, enflasyonla mücadele, finansal sektör, cari açık gibi alanlara öncelik verdik.

Mali disiplin her dönemde olduğu gibi bugün de bizim olmazsa olmazımızdır. Gelir ve harcama tarafında aldığımız tedbirlere uygun şekilde bütçe açığı hedefimizi yüzde 3,5’a indirdik. Bütçe açığı ve borç stokunda Türkiye birçok ülkeye göre iyi durumdadır.

Reform paketimizde mali disiplini daha da güçlendirecek kapsamlı kamu maliyesi politikalarına yer veriyoruz. İsrafa tahammülümüz olmadığı için harcamaların takibine özel ehemmiyet gösteriyoruz. Bakanlıklarımızdan zorunlu olmadıkça kendilerine tahsis edilen ödeneğin üstünde harcama yapmamalarını hatta bu ödenekten tasarruf yapmalarını istiyoruz.

Kamu alım ihalelerinde yeni bir sisteme geçiyoruz. Kamu iktisadi teşekküllerini yeniden yapılandırıyoruz. Fiyat istikrarını temin için kalıcı tedbirler geliştiriyoruz. Cari açıkla mücadelemizi başarıya ulaştırmak için, üretimde yapısal dönüşümü teşvik edecek yeni adımlar atıyoruz.

Özetle ifade ettiğim tüm bu başlıkların detaylarını önümüzdeki hafta kamuoyuyla paylaşacağız.

Avrupa’da Göçmenlere Yönelik Nefret Suçları Artıyor

Koronavirüs salgını, sağlık krizi olmanın ötesinde bilhassa batıda sosyal hastalıkların artmasına sebep oluyor. Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan ırkçı, faşist saldırıların haberini alıyoruz. Protesto kılıfı altında Kur’anı yakmalar, mescitlerin kapılarına afedersiniz domuz başı bırakmalar, müslümanlara ait işyeri, dernekleri, kuruluşları fişlemek sıradan vakalar haline geldi.

Geçtiğimiz yıl önceki senelere göre nefret suçları iki kat artmıştır. En çok vatandaşımızın yaşadığı üç ülkede göçmenlere yönelik saldırıların sayısı 3 bini aşmıştır. Geçen yıl salgının getirdiğ ikısıtlamalara rağmen cami ve derneklerimize yönelik 121 eylem yapılmıştır. Bu rakamlar buzdağının yalnız görünen kısmını teşkil ediyor. Nefret suçlarının sadece beşte biri kayıt altına alınıyor.

Rapor edilen saldırılarda resmi kurumlar suçluların peşine düşmek yerine maalesef mağdurlara baskı uyguluyor. Bugün kültürel ırkçılık Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde kurumsal ırkçılığa dönüşmüştür. Son birkaç yıldır Avrupa seçimlerinin temasını mültecilere, yabancılara ve müslümanlara özellikle de Türkiye’ye ve şahsıma yönelik husumet politikaları oluşturuyor.

Batılı politikacılar kendi basiretsizliğin faturasını göçmenlere ve müslümanlara kesiyor. 2. Dünya Savaşı öncesini andıran nefret atmosferi siyasetten sosyal hayata Avrupa genelinde yeniden nüksediyor. Bu tablodan çok ciddi rahatsızlık duyuyoruz. Batılı kurumların İslam düşmanlığı karşısında üç maymunu oynaması endişelerimizi daha da arttırıyor.

Kabine Toplantısı Kararları Neler?

Koronavirüs tedbirleri üzerinden yaklaşık 1 yıl geçti. 18 Mart 2020’de bilim insanları, iş dünyamızla ilgili yaptığımız toplantının ardından ortak akıl ve karar ürünü olarak ortaya çıkan kapsamlı tedbirleri milletimizle paylaştık. Salgının yayıldığı dönemde tedbirleri sıkılaştırırken, seyrin aşağı olduğu hallerde normalleşme adımlarımızı atmıştık.

Elbette herşeye rağmen salgın tedbirleri sebebiyle işi bozulan, geliri azalan vatandaşlarımız olmuştur. Bunları yakından takip ederek pekçok yöntemle kendilerini desteklemeye çalıştık ve çalışıyoruz. Salgının 1 yıllık seyrinin sonuçlarına baktığımızda, Türkiye hem sağlık hizmetleri, hem önleyici tedbir, ekonomik destek bakımından herkesin takdir ettiği bir yerde durmaktadır.

Her konuda örnek alınan bir ülke durumundayız. 9 milyonu bulan aşılama sayısıyla nüfusunun yüzde 10’undan fazlasına ulaşan sayısıyla Türkiye dünyada ilk beş ülke arasında yer almaktadır. Hiçbir vatandaşımızı doktorsuz, ilaçsız, maskesiz bırakmadık. Birilerinin sürekli sorup durduğu Merkez Bankası rezervlerindeki hareketlilik, aslında bu dönemde verilen mücadelenin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunun işaretidir.

Salgının seyrine göre ihtiyaç duyulan her zaman ve her alanda halkımızın her ferdinin yanında yer almayı sürdüreceğiz. Salgınla mücadele stratejimizi sürekli güncelliyoruz. Milletimize daha önce söz verdiğimiz şekilde bugün itibariyle yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz.

Tedbirlerin sıkılaştırılması da gevşetilmesi de salgının seyriyle ilgilidir. Salgının yayıldığı ortamda normalleşme adımlarını atmak mümkün değildir. Türkiye coğrafi alan ve nüfus itibariyle büyük ülke oülduğu için adımlarımızı kademeli olarak atmamız gerekir.

Kabine Toplantısı Kararları Neler?

Kabine Toplantısı Kararları Neler?

Kafe ve restoranlar açılacak mı?

Düşük, orta ve yüksek riskli illerde 07.00-19.00 arasında açık olacak yeme içme yerleri 19.00-21.00’de paket servisi/gel-al, 21.00-00.00’da ise sadece paket servis şeklinde hizmet verecek.

Çok yüksek riskli illerde yeme-içme yerleri 10.00-20.00 arasında paket servis/gel-al, 20.00-00.00 arasında sadece paket servis hizmeti verebilecek.

Yeme-içme yerleri müşterilerini HES kodu kontrolü yaparak kabul edebilecek.

Yasaklar kalkacak mı?

Hafta içi ülke genelinde, hafta sonu ise “düşük” ve “orta riskli” illerde 21.00-05.00 arasında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Yüksek ve çok yüksek riskli illerde cuma 21.00-cumartesi 05.00, cumartesi 21.00-pazartesi 05.00 arasında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

Risk gruplarına göre değişiklik gösterecek sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında şehirler arası seyahatlere ilişkin uygulamalara aynen devam edilecek.

Düşük ve orta riskli illerde 65 yaş ve üzeri ile 20 yaş altındakilerin sokağa çıkma kısıtlaması kaldırılacak.

Yüksek ve çok yüksek riskli illerde 65 yaş ve üzerindekiler 10.00-14.00 arasında, 20 yaş altındakiler 14.00-18.00 arasında sokağa çıkabilecek.

Kabine toplantısı ne zaman, saat kaçta?

Kabine toplantısı 1 Mart günü saat 15:55’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Yorum yapmak ister misiniz?